1960'ların başında, kendi halinde kocaman bir dünyanın içinde savrulan küçük sarı Minyonlar, sahibine hizmet edebilecekleri yeni bir kötü adamın peşinde durmadan dolaşır. İlkel çağlardan beri türlü efendilerin yanında yer alan bu kalabalık sürü, dağların altında saklandıkları dönemden sonra kendilerine bir düzen kurmaya çalışır ama yanlarında kalacak kimseyi uzun süre tutamaz. Bir yandan güvenli bir yaşam ararken bir yandan da kimin emrine gireceklerini tartışırlar ve sonunda üç Minyon, cesaretlerini toplayıp gözlerini daha büyük bir maceraya diker. Önlerinde insanlarla dolu, gürültülü ve yabancı bir New York vardır.
Şehre ayak basan üçlü, önce tesadüflerin peşine takılır, sonra yolları hırslı bir suç dehası olmayı kafasına koymuş genç bir kadınla kesişir. Sandra Bullock'un seslendirdiği Scarlet Overkill, Minyonların hayranlıkla bağlanmak istediği ilk gerçek aday gibi görünür. Saray entrikalarının, çalınan kraliyet eşyalarının ve göze alınmış risklerin ortasında Minyonlar kendilerini onun yanında bulur. Fakat Scarlet'in talepleri büyüdükçe, ufak tefek yardımcılıkları kısa sürede kontrol edemedikleri bir işe dönüşür. Yanlış zamanda yanlış yerde olmaları, onları çok geçmeden ülkenin en dikkat çekici planlarından birinin içine iter.
Taç, güç ve sadakat arasında gidip gelen bu yolculukta Minyonlar, hiç bilmedikleri bir dünyanın kapısından geçer. Bir yanda hayranlıkla bağlandıkları kişi, öte yanda onun hırsının altında ezilen onlarca tehlike vardır. Sarayın içindeki düzen bozulurken kaçacak yerleri azalır, Scarlet'in gözü daha büyük bir hedefe dikilir ve küçük sarı üçlü, kendilerine uzatılan her emrin aslında bambaşka bir tehdide açıldığını fark eder.
Yorumlar (0)
Sadece kayıtlı üyeler yorum yapabilir.
veya
.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yap!