Rio de Janeiro'nun gürleyen yollarından ve ışıklarından çok da uzak olmayan küçük bir toplulukta, denizle yağmur ormanı arasına sıkışmış insanlar günlük hayatı elleriyle kurar. Kayık oyar, kerpiçle ev yükseltir, çocuklarla birlikte yengeç toplar ve gecenin ortasında çatıya vuran yağmuru dinlerler. Burada doğa en büyük otoritedir. Dış dünyanın tanrıları, kralları ve kuralları ise yalnızca uzaktan duyulan bir yankı gibi kalır. Caiçara halkı, Atlantik yağmur ormanının geride kalan son parçalarını korur, yaşamlarını Brezilya, Japonya, Afrika ve Avrupa'dan gelen sürdürülebilir geleneklerle örer. Bu küçük dünyanın içinde düzen, toprakla ve denizle kurulan eski bir dengeye dayanır ve herkes bu denge bozulmadan bir gün daha çıkarmanın derdindedir.
Ama ülkenin yeni yönetimi, orman için bambaşka planlar kurmaya başlar. Bir yanda yıllardır yaşadıkları toprakları ellerinde tutmaya çalışan insanlar, öte yanda ilerleme ve kontrol adına bölgeye yaklaşan güçler vardır. Topluluğun günlük ritmi, sessizce büyüyen bu baskıyla çatırdamaya başlar. Çocukların yanında avlananlar, gece çatıyı döven yağmuru dinleyenler ve ormanın sınırında yaşayanlar, şimdi sadece doğayı değil, kendi varlıklarını da savunmak zorunda kalır. Her adımda biraz daha daralan bu alanda, ellerinden kayıp gitmek üzere olan şey yalnızca yaşam biçimleri değil, yüzyıllardır taşıdıkları yer, hafıza ve gelecek olur.
Yorumlar (0)
Sadece kayıtlı üyeler yorum yapabilir.
veya
.
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yap!